Birecikli Şair Adayı Mehmet Furkan Özçakal ve Kitabına Dair
Kendisiyle 2026 yazında Mehmet Salih KOLKIRAN Hoca vesilesiyle tanıştık. Şimdiye kadar yazdığı tüm şiirlerini ve/veya şiir denemelerini "Gönülden Dökülen Sözlerim" adı altında kitaplaştırmış. Sağ olsun bana da imzalı bir nüshasını hediye etti. Ben de üstüme düşen vazifeyi bir nebze olsun yapmış olmak için kitabı ve şairini anlatmak, tarihe bir not düşmek istedim.
Mehmet Furkan Özçakal Kimdir?
Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde 7 Aralık 2006'da dünyaya geldi. İlk, ortaokul ve lise öğrenimimi Birecik'te tamamlayan genç şair Ali Rıza Karaata Lisesinden mezun oldu. Üniversite eğitimini Atatürk Üniversi TDS (Tıbbî Dokümantasyon ve Sekreterlik) Bölümünde tamamladı. Dedesi Kadir ÖZÇAKAL'ın da (kitabı olmamakla birlikte) şiirler kaleme aldığı biliniyor.
Lise sondan itibaren yazmaya başladığı şiirlerini 2024 yılında "GÖNÜLDEN DÖKÜLEN SÖZLERİM" adlı kitabında topladı. Bekar olan ÖZÇAKAL Birecik'te ikamet etmektedir.
"Gönülden Dökülen Sözlerim" Adlı Kitabına Dair
Aralık 2024, İstanbul basımlı 60 sayfalık bu şiir kitabı bir yayınevinden çıkmamış, şairin inisiyatifi ile Lord Matbaasında ferdî gayretleriyle basılmış. Koyu tonların hakim olduğu kapak tasarımının önünde bir çınar ağacı varken arka yüzünde siyah zemin üzerine genç şair tarafından şu satırlar işlenmiş; "Kendi yaşadıklarını biraz olsa da anlatmaya çalışan, anlattığını hissettirmeye çalışan, kendi içindeki duygularını, düşüncelerini başta gönülden kaleme sonra kalemden kağıda dökmeye çalışan bir kul..."
Kitabın 2. sayfasında şairin önsöz kabilinden tek sayfalık bir yazısı, 3. ve 4. sayfasında içindekiler kısmı bulunuyor. 5. sayfadan itibaren başlayan şiirler 59. sayfaya kadar devam ederken son sayfada ise (60.) sonsöz kabilinden nasihatvari cümleler yer alıyor. Önsöz diyebeliceğimiz kısımda şiir yazmaya nasıl başladığını anlatan genç şair Sonsöz diyebileceğimiz kısımda ise bu cevherin aslında kendisinden olmadığını Yüce Yaradan tarafından bahşedilen bir kabiliyetin sonucu olduğunu bildiriyor ve bizleri de kendi üslubunca bu hak yolda arayışa çıkmaya davet ediyor. Toplam 56 şiirden oluşan kitabın teması tabiki aşk. Zaten 2. sayfadaki önsözünde de bahsettiği üzere lise yıllarında ilk aşkı tadan ÖZÇAKAL içindekileri daha fazla taşıyamıyor ve taşan hislerinden bu şiirler neş'et ediyor ve nihayet bahsolunan kitap meydana geliyor.
Kitapta editör ve/veya tasarımcı bilgisi bulunmuyor. Lakin matbaada basılan birçok esere göre mizanpaj oldukça iyi, baskı kalitesi yeterli, düzenleme güzel.
Şiirlerin başlıkları kahir ekseriyetle 1 veya 2 kelimeden oluşurken şiirlerin kahir ekseriyeti de 3 veya 4 dörtlükten oluşuyor. Nadiren daha uzun ve daha kısa şiirler de bulunsa da şiirlerin tamamı dörtlüklerden oluşan orta uzunlukta eserler. Şiirler umumiyetle "aaaa" veya "aaab" şeklinde düz uyak ile yazılmış ve ne hece ne de aruz vezni kullanılmış. Serbest diyebileceğimiz eserleri şeklî olarak bir düzene kavuşturan tek husus dörtlüklerden meydana gelmiş olmaları. Yine kafiyelerin ekseriyeti de yarım kafiye olarak kullanılmış ve kafiye ekseriyetle -de -da bağlacı, iyelik ve yönelme hal ekleri ve dahi sen - ben söylemleri ile sağlanmış. Cinaslı ve tunç kafiye ise pek görülmemekte.
Şiirlerlerde soru işareti dışında nokta dahil hiçbir noktalama işareti kullanılmamış. Sadece soru cümlelerinin sonunda soru işareti mevcut. Bütün mısralar da büyük harfle başlamakta. Noktalama işaretleri dışında yazım yanlışı pek ratlanmasa da malesef çok fazla anlatım bozukluğu ve çatı uyuşmazlığı var. Lakin hem ilk tecrübe olması hem şairinin yaşı hem eserin türünün şiir olması hem de bir editörün elinden geçmemiş olması gibi hususları düşünürsek bu tür ufak tefek kusurlar göz ardı edilebilir.
Ve fakat eserin en başında ve en sonunda yer alan tek sayfalık önsöz ve sonsözde yazım kuralları ve noktalama işaretlerine nispeten daha fazla dikkat edilmeye çalışılmış.
Şiirlerin dili ise oldukça sade ve anlaşılır. Ağdalı bir dil, derin metaforlar veya teknik terimlerin kullanılmadığı, günlük hayattan benzetme ve söyleyişlerin yer aldığı kitap herkes tarafından kolayca anlaşılabilir nitelikte. Söz sanatlarından en çok teşbih ve istifham kullanılmış. Okunuşu kolay ve nispeten akıcı olan kitap müzikalite açısından malesef biraz daha üzerinde çalışmayı gerektirmekte. Aliterasyon ve asonas hususlarında da iddialı olmaması bazı mısralarda tempoyu düşürüyor. Lakin en başta da dediğimiz gibi ÖZÇAKAL henüz bir ağaç değil meyve tutmaya başlamış bir dal. Daha çok yolu var... Fakat gördüğüm kadarıyla ruhunda bir cevher bir kabiliyet taşımakta. Yeterince okur, araştırır, yazar, tecrübe eder ve yaşarsa usta bir kalem olamayacağını kim iddia edebilir? Üslûp bakımından en çok hoşuma giden şey ise çok içten, çok samimi mısralar barındırıyor olması. Gerçekten gönlüne ne düşmüşse onları akıtmış kağıda. En beğendiğim şiirler ise 16.,17.,26. ve 27. sayfalarda yer alan sırasıyla "Ne Eder Ki?", "Senin Yaran", "Kendimde" ve "Unutma" isimli şiirler.
Bu genç şair adayına kendi kitabını nasıl tanımladığını sorduğumda ise bana şu cümleleri iletti;
"Herkesin kendini ifade etme şekli şahsına özgüdür. Bana da şiirle ifade etmek yakıştı. Sevda herkesin nasıl gördüğüne göre şekillenir ve benim için de bazen hüzün bazen mutluluk bazen de tarifsiz bir heyecandı. Bu şiirler de, bu kitap da buradan doğdu."
...
Ezcümle bu yazıyı yazmaktaki asıl kastım şair namzeti bir hemşerime destek olmak, emek verilmiş bir kitabı eksikleriyle, kusurlarıyla da olsa arşivimizin bir köşesine kondurmak ve buradan hareketle; gençlerin önünü açmak, onlara yol göstermek gerektiğini ve dahi yerel yazar ve şairlerin isimlerinin unutulmasına izin vermemek lazım geldiğini bir kez daha dillendirmektir. Kim bilir genç, tecrübesiz veya imkanları kısıtlı diye Anadolu'nun 4 bir yanında nice kabiliyetler nice güzel gönüller unutulup gidiyor. Demem o ki Mehmet Furkan'ı da, onun gibi kardeşlerimizi de okuyunuz, okutunuz...
Muhammet Baran ASLAN (Baranî)

Yorumlar
Yorum Gönder